Dikkatinizi çekebildiysem bu yazıyı sonuna kadar okuduğunuzda yüzünüzde bir gülümseme ve belki de ufak bir aydınlanma ile azcık vizyon genişletebilirim:)) Bu bir İşini 0'dan kurma ve çokça motivasyon içerir.

Beni takip ediyor ve yazılarımı okuyorsanız Gary V'yi çok sevdiğimi bilirsiniz. Onun bir sözü var: 50 milyon insanın radyoya ulaşması 38 yıl sürdü. Televizyonun 50 milyon kişiye ulaşması 13 yıl sürdü. Instagram'ın 50 milyona ulaşması sadece 1,5 yıl sürdü. Ne demek istediğimi anlatacağım ama bu aklınızın bir köşesinde olsun.


En son Ayça Oğuş ile yaptığımız Canlı Yayında biraz Kanada'ya gelme serüvenimizden bahsetmiştim. Onun şimdi fotoğrafçılıkla olan ilk kısmına biraz değinmek istiyorum. 2018 Temmuz ayında Kanada'ya gelmemiz kesinleşince hazırlıklarımızı tamamlamamız için 2 ayımız vardı. Ve biz bu sırada bavullarımız arabada hem tatil yapıp hem kendimize yaşayacak yer arıyorduk. Kanada haberi gelince hem çok heyecanlandık hem çok korktuk.

Konfor alanımızın yaklaşık 9.000 kilometre dışına çıkıyorduk. Gelişmemiz ve değişmemiz için bu yolculuk için belki de tam zamanı diye düşündük. Herşey bir yana fotoğrafçılık işimizi nasıl kuracağımızı düşünmeye de başlamıştık. Türkiye'de iken 2 kere 0'dan başlamıştık sistemimiz hazırdı. ANCAK dilini çok bilmediğimiz, kültürünü ise hiç bilmediğimiz, fotoğrafçılık sektöründen bir haber olduğumuz, işimizi kurmaya gelene kadar daha ne çok zorlukla karşılacağımızın da henüz farkında değildik.

İşimiz ve kendimiz için yatırım yapmaktan çekinmeyen kişiler olarak Dünya'nın belki de şuan en tanınmış yenidoğan fotoğrafçısı ile görüştük ve planlarımızdan bahsettik. Kendileri Kanada pazarını çok iyi bildiklerini ve birlikte atacağımız adımlar ile kısa sürede işimizi yukarılara taşıyacağımızı söyleyince anlaşma yaptık ve rahatladık. Kanada'ya geldikten sonra çok fazla görüşme fırsatımız olamadı ve kendilerinin sağlık sorunları nedeniyle 1 ay sonra yollarımızı ayırdık. Daha herhangi bir çalışma yapamamıştık ve 1 ay zaman kaybımız oldu. O zaman için çok üzülmüştük ama şimdi dönüp baktığımızda bu olayın bize verdiği motivasyon o kadar yüksek olduki yıllarca binbir emekle çalışıp kurduğumuz sistemi daha da geliştirerek test etme şansımız oldu. Amerika'yı yeniden keşfetmenin anlamı yoktu. Zaten daha önce test edilmiş birşey vardı.

Henüz çalışma iznim gelmemişti ama çalışmalara başladık. Adım adım. Her güne 1 görev. Kanada fotoğrafçılık sektörünü araştırdık, planımızı bulunduğumuz yere göre adapte etmemiz gerekiyordu. Biz bu işi burada ya çok iyi yapacaktık ya da çok iyi yapacaktık. Bütün herşeyimizi İngilizce'ye çevirirken bir yandan istediğimiz müşteri profiline nasıl ulaşırız diye çalışıyorduk. Burada Instagram'dan kimsenin fiyat bile istemediğini gördük, bizi referans gösterecek müşterilerimiz henüz yoktu. Google'da ilk sırada çıkmak ise imkansızdı. Bu arada makinelerimiz dışında yanımızda herhangi bir aksesuar ya da ekipman da yoktu.

Bu arada Google reklamıyla bizden teklif isteyen bir aile ile yenidoğan çekimi için anlaştık. Anlaştıktan sonra 1 saat içinde ben bu çekimi ne ile yapacağım diyerek ilk gördüğüm yakındaki tedarikçiden Wrap seti aldım. Ona verdiğim para hala içimde bir yaradır:))) Türkiye'den aldığım ürünlerin yanına yaklaşamaz bile. Sonra hemen canım Leyla abla (angelbaby_handmade) ile iletişime geçtim ve 1 bavul dolusu kıyafet siparişi verdim bebeğin doğumuna yetiştir diye de çok başının etini yedim:) Türkiye'den gelen canım Funda'mız bavulu bize getireceğini söyledi. Ya da biz onu zorladık bilmiyorum:))) Bebek doğduktan 1 hafta sonra gelecekti. Allah'ım sen o dönem bir kış ol. -40lar hak getire. Uçuşlar iptal ediliyor. Funda gelemezse bizim bebek çekimi zora girecekti.

Yukarıdaki cümlede olduğu gibi pozitif düşünmeye ve kalmaya çalışıyoruz ama çokta kalamıyoruz:)) Neyseki Funda sağ salim ve bavulumuzla geldi. İlk bebek çekimimizi yaptık ve harika geçti. Aylar sonra bebek çekimi yapmak beni sanki yeniden hayata bağlamıştı. O yüzden Covid nedeniyle çalışamayanları en iyi ben anlarım:)

Bu arada Volkan, Google'da ilk sırada çıkmak için farklı bir yol denedi. 3 ayın sonunda Toronto'da Yenidoğan Fotoğrafçısı diye arama yapıldığında ilk sayfada ismimiz görünmeye başladı. Sonra referanslar, farklı iş birlikleri ve diğer çalışmalarımız ile birlikte kısa sürede kendimize güzel bir yer edindik. Sonrasını biliyorsunuz SS Academy, StandIn Baby Ambassador ve önümüzdeki dönemde çok büyük bir organizasyon ile belki de Türkiye'ye geleceğiz.

Şimdi bunları niye anlattım. Çünkü yaptığım 1:1 Mentorlük görüşmelerimde ve gelen birçok mesajda umudunu kaybetmek üzere olan, nereden başlayacağını bilemeyen, hep aynı yerde kaldığını hisseden, cesarete ve desteğe ihtiyacı olan onlarca fotoğrafçı ile görüştüm. Onlara ve bu yazıyı okuyan size biraz ilham vermek istedim. Şuan takip ettiğiniz dünyanın en iyi fotoğrafçılarına bakın. Hiç reklam yapmasalar, hiç sektörde görünmeseler uzun yıllar hiç boş kalmadan müşterilerini bulabilirler. Ama hiçbirisinin durduğunu göremezsiniz. Sürekli üretmek istiyorlar, sürekli yenilik peşinde koşuyorlar. Yoğun pazarlama stratejileri uyguluyorlar. Sosyal medyada nereye baksanız onları görebiliyorsunuz.

Netflix'te The Last Dance adlı bir dizi var. Dünya'nın en iyi basketbolcusu Michael Jordan'ın ve takımı Chicago'nun hikayesini anlatıyor. İzleyin ve kendinizi onun yerine koyun lütfen. Nasıl bir disiplin ile çalışıyor, nasıl sürekli motivasyonunu yüksek tutuyor. Nasıl bir mentalitesi var. Bunların hepsini bir bütün olarak düşündüğünüzde siz kendiniz ve işiniz için gerekli çalışmaları yapıyor musunuz? Motivasyonunuz nedir? Şimdi tek nefeste buraya 44 tane şuan yapıyor olmanız gereken şey yazabilirim. Ve gördüğüm kadarıyla 10 kişiden 9,5 kişi bunların çoğunu yapmıyor hatta aklına bile getirmiyor. Bu yazıyı okuyan herkesin bildiğine emin olduğum Ana Brandt'in hiç durduğunu gördünüz mü? Nasıl bir motivasyon nasıl bir azimle hala üretmeye devam ediyor. Sen neyi bekliyorsun? Niye bekliyorsun?

Eğer bir kere pes edersen, o alışkanlığa dönüşür. Asla pes etme!

Yardıma ihtiyacın varsa buradayım. Yalnız değilsin.

Serap